I - BAHRU''L-‘ULÛM
Semerkandî''nin bu eseri, bütün kaynaklarda bizzat Alâeddîn Ali b. Yahya es-Semerkandî el-Karamânî diye kaydedilmesine rağmen, Muhammed Hüseyn ez-Zehebî bu tefsiri Ebü''l-Leys es-Semerkandî (öl. 373/983)'' nin diye belirtmektedir. Halbuki, Ebü''l-Leys''in tefsiri, Tefsîrü Ebü''l-Leys diye bilinmektedir. Bununla beraber Abdurrahman b. İbrahim el-Konevî''nin de Bahru''l-Ulûm isimli bir tefsirinin bulunduğu Keşfü''z-Zünûn''un Zeyli''nde belirtilmektedir. Bu arada, Ebü''l-Leys Semerkandî''ye izâfe edilen Tefsîr, "Tefsîrü''s-Semerkandî Bahru''l-Ulûm adıyla basılmıştır.
Semerkandî''yi, Osmanlı dönemi mü-fessirleri arasında sûfîliği ile meşhur tefsircilerden Molla Fenârî (öl. 834/ 1431), Nimetullah Nahcivânî (öl. 920/ 1511) ve İsmail Hakkı Bursevî (öl. 1137/ 1725)'' gibi tefsirciler arasında saymak mümkündür.
Semerkandî, Arapça olan Bahru''l-Ulûm''u nasıl telif etmiştir ve muhtevâsı nasıldır? Kurân-ı Kerîm''in Mücâdele suresine kadar olan 4 ciltlik bu eseri hakkında kısaca bilgi vermeye çalışalım.
"... ve teheccüd vaktinde yüz rek‘at namaz kılardı ve Bahru''l-Ulûm''ı anda telif iderken her gice Makâm-ı İbrâhim''de hâzır olub Bahru''l-Ulûm''ı anda tahrîr iderdi. Ve dahi her bir ayetin tefsirin itmâm itseydi, zemzem-i mübârek ile gusul idüb oniki rek‘at namaz kılub andan bir âyet tefsirine dahi şürû‘ iderdi." Semerkandî, eserini telif ederken, onun yazılmasında mürîdlerinden de istifâde etmiştir. Bu konuda, Molla Hamza-i Karamânî şöyle der: "... eş-Şeyh Ali es-Semerkandî Kuddise Sırruhu''l-Azîz Hazretleri, Bahru''l-Ulûm''ı telif iderken musahhah olan nüshasın baña "Beyaz eyle (temize çek)" diyu fermân eyledi. Hz. aliyyesinde oturub tebyiz (beyaza geçer) iderdim. Hz. Pîr dahi nısf-ı sânî müsveddesin iderdi. Niçe def‘a gördüm ki Hz. Pîr''in melekiyyeti zuhûr idüb beşeriyyetden münsalih olub, bazı melhûfe istiğâse mahallinde meded itmeğe gâib olurdu. "Üktüb yâ kalem (ey kalem yaz!)" deyü emr iderdi. Nâ-gâh... kaleme yapışup yazardı. ...kalem bi-Kudreti''llahi Te‘âlâ yalnız cârî olup, sahîfe-i temâm iderdi..." Semerkandî, tefsirini yazdıktan sonra, bütün evliyâları davet etmiş ve tefsirin müsveddesini müritlerine okumuştur.
Semerkandî, Karaman''a geldiği zaman, alimler kendisinden bir tefsîr yazmasını isterler. Bu konuda da şöyle denilir: "...Ceddi Sirâcü''l-Münîr''den izin alup, resm-i matlûb üzere bir tefsîr-i merğûbe şürû‘ eyleyüb ilm-i beyân ve bedî‘de sanâyi‘-i tersî‘ ve isti‘ârâtı müraşşaha ve muvazzaha irâd eyleyüb ilm-i belâğâtı ve fesâhâtı bi''t-temâm mülahhas derc eyledi ki ol tefsîr-i bî-nazîri niçe fuzelâ-i Karaman el üstünde tutup nice mahallerin Hz. Şeyh''den kırâ''etmişlerdir. Ve ol tefsîr-i şerîfi dört cildde mahfûz idüb Sûre-i Mücâdele''de karâr eylediler. Sebeb-i karara rivâyet vardır... ve ol tefsîr-i şerîfe Bahru''l-Ulûm nâm eyledi."
Tefsîrin özellikleri ile ilgili olarak da şöyle denilmektedir: "...şol kadar ma‘ârif-i ledünniye tekellüm eyledi ki, lisân-ı gayb safâsından akl-ı fehim-i sebîm olub, niceler cûş u hurûş eyledi...Yâ ricalu''llah, Kurân-i Azîmü''ş-şân hidmetine bel bağladım. Kasdım budur ki kelâm-ı Arabiyi belîğ ve fasîh tefsîr eyleyem. "
Tefsirin okunması hususunda da şöyle denilmektedir: "... Her kim ki Bahru''l-Ulûm''u görse ve ... sebecine vâsıl olursa, yani ortasına irişirse... deryâda zî-kıymet cevâhir çokdur. Ana girip karışdıran lâ büdd cevâhire vâsıl olur..." Tefsîrini okuyanlar için de şöyle demektedir: "Ben Hakk Teâlâ Hazretlerinden dilek eyledim ki, şol kimse içün kim Bahru''l-Ulûm''a mütalaa idüb, dahilinde olan esrâra ıttılâ'' tahsîl idüb ve anıñ ile intifâ‘ dahi idüb, mücâvirlerin dahi müntefi‘ ide. Yâhud, tefsir iderlerken istimâ‘ idüp bir âyetin tefsirin bunda olandan diñleyüb safâlananlara Allah-u Te‘âlâ''dan ricâ ve taleb eyledim ki murâdâtına zafer bula. Ve rızkında berekât ola ve imânı dâr-ı ukbaya rücû‘ mahallinde mahfûz ola." "...ve ceddim ravzasın ziyâret etdikde ve Bahru''l-Ulûm adıyla müsemmâ olan tefsîri ibtidâ eyledikde, Rabbimden cem‘an yiğirmi tokuz eşyâ temennî eyledim. Cümlesin Hakk "Kabûl etdim" deyü hâtifden cevâb gelmişdür..."
Genel olarak rivâyet metoduyla kaleme alınan bu tefsirin mukaddime kısmına baktığmızda, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Mes‘ûd, Enes b. Mâlik, Hz. Ömer, Hz. Ali ve Abdullah b. Ömer gibi sahabîlerin rivâyet ettiği hadisleri, Dahhâk, Mücâhid, Hasan-ı Basrî, Atâ b. Ebû Rebâh, İkrime, Saîd b. Cübeyr, Şa‘bî, Zührî, Süddî, Zeyd b. Eslem, Rebî'' b. Enes, Ka‘bü''l-Ahbâr, Mukâtil b. Süleyman gibi tabi‘în ve tebe‘u''t-tâbi‘înden müfessirlerin görüşlerine yer verilmiştir. Ayrıca, Zemahşerî, Kadı Beyzâvî gibi müfessirlerin tefsirlerinden nakiller yapılmıştır
II - HÂŞİYE ALÂ ŞERHİ''L-MEVÂKIF Lİ-SEYYİDİ''Ş-ŞERÎF
Azudü''d-Dîn Abdurrahman İbn Ahmed el-îcî (öl: H 756/ M 1355)''nin "el-Mevâkıf" isimli kelamla ilgili eserinin üzerine "Cürcânî" nin yaptığı şerhin İlâhiyat bölümü üzerine yazdığı hâşiyedir .
III - HÂŞİYE ALÂ ŞERHİ''L-METÂLİ‘
Urmevî (Kadı Sirâcü''d-Dîn Mahmûd b. Ebî Bekr, öl: H 682/ M 1283-84)''nin, "Metâli‘u''l-Envâr" isimli mantık kitabına, "Kutbü''d-Dîn Râzî" nin yazdığı şerhin hâ-şiyesidir .
IV- HÂŞİYE ALÂ ŞERHİ''Ş-ŞEMSİYYE
Kazvînî, Necmü''d-Din Ömer b. Ali (öl:H 675/ M 1276-77)''nin mantıkla da ilgili "eş-Şemsiyye" adlı eseri üzerine, "Kutbü''d-din M. b. M Râzî (öl: H 766/ M 1364-65)'' nin "Tahrîrü''l-Kavâidi''l-Mantıkıyye fî''ş-Şemsiyye" adlı eseri üzerine yazdığı hâşiyedir.
V - RİSÂLE KÂŞİFÜ''L-ESRAR
Tasavvufla ilgili bir risalesi olduğu söylenirse de kaynaklarda bulunamamıştır. Ancak; D nüshasında açıklanan tasavvufi tabirler ve görüşler, Semerkandî''nin böyle bir eserinin bulunabileceğini doğrular mahiyettedir. Ayrıca, kanaatimize göre aynı eser olan, Şeyh''in Netâyicü''s-Sülûk adlı bir eserinin bulunduğu da belirtilir.
VI- EL-MAKÂLÂT
Tasavvuf konusundaki Semerkandî''nin bu eseri İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi Âşir Efendi Bölümü Nu: 158''de kayıtlı mecmuanın ikinci risâlesidir. Bu eser, her ne kadar ayrı bir eser gibi gösteriliyorsa da, Menâkıb-nâme''nin D nüshasının makalelerinin Arapça kısmıdır.