SEÇİMLER, ANLAMLAR VE ANLAŞILANLAR

Akıl insana seçenekler sunar. Seçim yapmak, yaşamın devamlılığı için bir zorunluluktur. Zira insan hep yaşama mücadelesi içerisindedir. Var olmak için seçmek, kaçınılmazdır. Her seçenekte illa ki iyilik ve kötülük vardır. Seçim yapmakla insan, aslında en çok kendi tanımını ortaya koyar. Çünkü  seçmek, kendine uygun olanı almaktır. Böylelikle insan ancak tercihleri sayesinde iyi ya da kötü olur. İyiliğin sebebi güçlülüktür. Kötülüğünki ise zayıflıktır. İyiliğin eldesi daha zordur. Çünkü iyilik daha kıymetlidir. Kötülüğün eldesi kolaydır. Çünkü kötülük daha kıymetsizdir. İyilik faydalıdır. Kötülük ise zararlıdır. İyiliği elde edebilmek için emek harcamak gerekir. Bu sebepten onun faydası daha fazla olmasına rağmen, her zaman için eldesi daha zorlu ve geç olur. Kötülük, iyiliği elde edemeyecek kadar zayıf olanın ikinci tercihidir. Bu tercihte iyiliğin eldesinde çekilecek sıkıntıdan kurtulmak, mutluluk sayılır. Oysa ki mutluluk ancak emek ile elde edilebilir. Kötülükle elde edilen mutluluk, emeksizdir.  Emekten kaçarak yaşanılan, mutluluk değil acizliktir. Mutlu olmak adına emek harcayamayacak kadar aciz olan insan, zayıftır. Zayıflığı onu sıkıntılar karşısında hilelere başvurduracak kadar kötü yapar. O, kötülüğü ile kişiliksizdir. Ve kişiliksizliği yüzünden de güvenilmezdir. O, bu haliyle hangi işin başına geçse hep başına bela ve sıkıntı getirir. Çünkü hiçbir mücadelesinde yeterince iyi niyetli değildir. Zayıf insan, iyi olamaz. Ve iyiliğin içerisinde barındırdığı doğruluğun da farkına varamaz. Kötülüğün yanlışlığına tâbi olan, hayat mücadelesinde kendine fayda verecek akıldan yoksun kılınmıştır. O iyiliğin ve bunun getirisi olan doğruluğun farkında değildir. Farkında olmadığı şeyleri yeterince isteyemez. Ve yeterince isteyemediğini de asla tam manası ile elde edemez. Yarım eldeler hep bir yerde tatmin olamamışlıklardır. Tatmin olamadığı kadar yenilir insan. Yenildikçe önce kendini sonrasında da hayatı sevmemeye başlar. Sevmediği bir şeylerin içerisinde var olma mücadelesi vermek, hep yorucudur. Ama yorgunluğun bir manası yoktur. Emek karşılığını alamaz ve manasızlaşır. Manasız emek, en çok onu var eden hayatı anlamsızlaştırır. Anlamsız hayatlar, kendisine tutunmaya çalışan insanları acımasızlaştırır. Acımasız bir hayat mücadelesi içerisinde mutluluk yoktur. Oysa insan mutlu olmak için yaşar, hatta ölür. Yaşamak böylelikle anlamını yitirir. Ama gerçekliğini kaybetmez. Çünkü bu anlamda dahi onun içerisinde yaşayan insanlar, her zaman için ondan daha yalandırlar. Acımasız ve yalan bir hayatı var eden insan, en çok kendi kendine zarar vermektedir. Ama bunu ona anlatamazsın. Çünkü o, her zaman için yarattığı hayattan daha fazla yalandır. Eğer bir insan bir kötülüğü var ediyor ve onun içerisinde yaşayabiliyorsa, her zaman için o kötülükten daha aşağı bir konumdadır. Eğer ki bir insan bir iyiliği var edip onun içerisinde yaşayabiliyorsa da, her zaman için o iyilikten daha üstün bir konumdadır. İyi olan, bir işi başarmıştır. Kötü olan ise, kaybetmiştir. İyi olan zaten kendinin farkındadır. Ve başarılıdır. Kötüye ise asla yanlışlığını anlatamazsın. Çünkü o zaten bu yanlışlığın var edicisidir. Ve yenilmiştir. O kendi kötülüğünü göremez. Varlığının doğruluğunda ısrarcıdır. Sonra bu sebepten etrafından kendisine uyarıcı gelen hiç kimseyi duymaz. Çünkü o, yanlışlığının en büyük koruyucusudur. Öyle ki bir zaman gelir artık kendini savunma gereği bile duymaz. Varlığından o kadar emindir. Gerçekten yanlışta olup ta bunu duymayan, sağırdan farksızdır. Kendini doğru bir şekilde bilemeyip buna uygun konuşamayanı, dilsiz olarak kabul edebilmekte bir sakınca yoktur. Sonuç itibari ile gerçeği duyamayıp, doğruyu konuşamayan, aslında hiçbir şeyi görememektedir. Yani kördür. Bu durumda yanlışa düşen, doğrunun faziletiyle yalanın acizliğini değişmiştir. Ve asla kâr içerisinde değildir.

 

Etiketler : Etiket Yok
Kategoriler : Anlamlar Yazı Dizisi
Yorumlar : 1 Yorum Yorum Yaz

Yorumlar

murat 6/21/2010 6:38 PM
Kardeşim hayırlı olsun yeni yayın dönemimiz...

Yorum Yaz

Adınız: *
E-Mail Adresiniz: *
Web Sitesi:
Yorum: *
Güvenlik Kodu: *
 
Arama
  Ara
Aytekin Mehmet Arslan - Anlamlar Yazı Dizisi

BUGÜNKÜ KÖŞE YAZISI

ADALETİN BİLGİSİ

 

Doğru olanın gerçekliği, delillerinin varlığıyla pekişir. Delilsiz bir doğru gerçekten öyle dahi olsa askıda kalmıştır. Oysaki doğruya gerçekliğini vermek gerekir. Bu onun hakkıdır. Ve dürüst bir insan için ...

devamı....

Aytekin Mehmet Arslan- Aşk Tanımları

Aytekin Mehmet Arslan'ın Ünlemler Yazı dizisini web sitemizden takip edebilirsiniz...

http://www.aytmur.com

 

Hilal Makina Kilimleri

11 farklı ebatta Hilal makina kilimleri için web sitemizi ziyaret ediniz...

www.hilalmensucat.com

 

Aytekin Mehmet Arslan Kelebeklerin Ölümlülüğü

Kelebeklerin Ölümlülüğü-Aytekin Mehmet Arslan'ın 2. Kitabı

   Yazarın köşe yazılarını web sitemizden takip edebilirsiniz...

   www.aytmur.com

 

 

Uşak Arkeoloji Müzesi Sanal Müze Turu

Uşak Arkeoloji MüzesiUşak Arkeoloji Müzesin'de sergilenen Karun Hazineleri'ni gördünüz mü?Web sitemizden sanal olarak müzeyi gezebilirsiniz....

Sanal Müze Turu için tıklayınız...

 

 

Atatürk ve Etnografya Müzesi

Atatürk ve Etnografya MüzesiAtatürk İstiklal savaşında Yunan General Trikopis'in kılıcını bu evde teslim aldı.Uşak Atatürk ve Etnografya müzesi sanal turu için tıklayınız...

Sanal Müze Turu için tıklayınız...

 

Takvim
<September 2010>
SMTWTFS
2930311234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293012
3456789
Tag Cloud
Sayfalar